Sinema

Ramazan Ayında izleyebileceğiniz ideal en iyi 10 film

Ramazan ayında iftar saatini bekleyenler için en iyi 10 filmi sizler için sıraladık. Ramazan ayında izlenmesi gerekn 10 iyi film.

11 ayın sultanının gelmesiyle evde vakit geçirenler için iftar saatini sıkılmadan geçirebilmek için en iyi 10 filmi sizlere anlattık.

10- Forrest Gump

Forrest Gump, 1986 yılında Winston Groom tarafından aynı adla yayımlanan romandan esinlenerek çekilmiş, 1994 yapımı epik, romantik, komedi-drama dalında bir filmdir. Robert Zemeckis tarafından çekilmiş ve Tom Hanks, Robin Wright, Gary Sinise ve Sally Field başrol oyunculuklarını yapmıştır.

Film, öğrenme güçlüğü yaşayan ancak atletik olarak inanılmaz yeteneklere sahip Forrest Gump’ın, doğum yılı olan 1944 ve 1982 yılları arasında gerçekleşmiş, bazen sadece gözlemlediği, bazen de başkalarına ilham verdiği 20. yüzyılın dönüm noktası olaylarını betimler. Film, esinlenilerek çekildiği Winston Groom’un romanından, Forrest’ın kişiliği ve ele alınan bazı olaylar yönünden farklıdır. Başta Georgia olmak üzere, Kuzey ve Güney Carolina’da, 1993 yıllının sonlarına doğru çekilmiştir. Filmin kahramanını eski arşiv görüntülerine dahil edebilmek ve bazı sahneleri çekebilmek için, gelişmiş görsel efektler kullanılmıştır. Ele alınan sahneleri daha iyi anlatabilmek için, dönemlerin ruhuna uygun kapsamlı bir müzik arşivi kullanılmıştır. Film müziğinin ticari baskısı, dünya genelinde 12 milyondan fazla satarak en fazla satan albümler sıralamasına girmiştir.

Forrest Gump, Amerika Birleşik Devletleri’nde gösterime girdiği 6 Temmuz 1994 tarihinde ciddi ölçüde övgü aldı ve Paramount Yapım’ın o sene başında Viacom’a devrinden itibaren en yüksek başarıyı elde etti ve Kuzey Amerika’da gösterime girdiği yıl en yüksek hasılaya ulaşarak ciddi bir ticari başarıya ulaştı. Film gösterimde kaldığı süre boyunca dünya genelinde 677 milyon dolar hasıla üretti. Yine Akademi Ödüllerinde en iyi görüntü, Robert Zemeckis en iyi yönetmen, Tom Hanks en iyi aktör, en iyi uyarlanmış görüntü, en iyi film efektleri ve en iyi yönetmen dallarında ödül aldı. Film aynı zamanda Altın Küre Ödülü ve People’s Choice Award ve Genç Aktör Ödülleri gibi ödüller aldı veya bunlara aday gösterildi. Filmin gösterime girişiyle birlikte, oyuncular ve betimlediği politik semboller hakkında pek çok yorum yapıldı. 1996 yılında, filmde bahsedilen Bubba Gump Karides Şirketi kuruldu ve dünya genelinde çeşitli şubeler açtı. Ülke genelinde çekilen sahneler gerçek hayattaki kahramanların izlerini taşır. 2011 yılında Kongre Kütüphanesi, Forrest Gump’ın Birleşik Devletler Ulusal Film Kayıtlarında korunması gereken kültürel, tarihi ve estetik bir film olarak seçti.

9- Esaretin Bedeli

Esaretin Bedeli The Shawshank Redemption, Frank Darabont’un senaryosunu yazdığı ve yönettiği, başrollerinde Tim Robbins ve Morgan Freeman’ın yer aldığı 1994 yapımı Amerikan dram filmidir.

Stephen King’in Rita Hayworth ve Shawshank’in Kefareti adlı novellasından uyarlanan film, masumiyetini iddia etmesine rağmen karısını ve sevgilisini öldürdüğü gerekçesiyle Shawshank Devlet Cezaevi’nde yaklaşık 20 yılını geçiren bankacı Andy Dufresne’in hikâyesini anlatır. Cezaevinde kaldığı süre boyunca diğer mahkûmlardan Ellis Boyd “Red” Redding ile arkadaşlık kuran Dufresne, cezaevi müdürünün para aklama faaliyetlerine yardım etmeye başladıktan sonra gardiyanlar tarafından korunmaya başlanır.

Film, gişe hasılatının bütçesini zor karşılamasına rağmen eleştirmenlerden olumlu eleştiriler aldı ve birçok ödüle aday gösterildi. Sonrasında kablo televizyon, VHS, DVD ve Blu-ray üzerinde büyük bir ilgi gördü. Amerikan Film Enstitüsü’nün hazırladığı AFI’nın 100 Yılı… 100 Film listesinin 10. yıldönüm sayısına dahil edildi. IMDb sitesinde 1.748.010’dan fazla kişinin oylarıyla 10 üzerinden 9.2 puan aldı ve gelmiş geçmiş en iyi film seçildi.

8- A Takımı

A Takımı (İngilizce:The A-Team), 2010 yapımı ABD aksiyon komedi filmi. Yönetmenliğini Joe Carnahan yaparken baş rollerde Liam Neeson Bradley Cooper ve Jessica Biel rol aldı.

Oyuncu kadrosu

  • Liam Neeson – Albay John “Hannibal” Smith
  • Bradley Cooper – Üsteğmen Templeton “Face” Peck]]
  • Quinton “Rampage” Jackson – Kıdemli Başçavuş Bosco “B.A.” Baracus
  • Sharlto Copley – Kaptan Howling Mad Murdock
  • Jessica Biel – Charissa Sosa 
  • Patrick Wilson – Ajan Vance Burress ayrıca bilinen Ajan Lynch
  • Brian Bloom – Brock Pike. Bloom ayrıca filmde senaristlik yaptı
  • Gerald McRaney – General Russell Morrison
  • Jon Hamm – Ajan Lynch
  • Terry Chen – Ravech
  • C. Ernst Harth – Krematoryum Görevlisi
  • Corey Burton – Anlatıcı
  • Yul Vazquez – General Javier Tuco

7- Oblivion

2077 yılında görünürde; teknisyen ve asker Jack Harper dünya üzerinde konuşlu küçük merkezlerde görevli tamircilerden birisidir. 49 numaralı merkez kulededirler. Yanında iletişim subayı Vica (Victoria) ile birlikte çalışmaktadır ve aynı zamanda aşk yaşamaktadırlar. Jack, Dünya’nın 60 yıl önce Sıkeyv (Scavengers-Scavs) adı verilen uzaylı istilacılar ile yapılan savaş sırasında yıkıldığını bilmektedir. Sıkeyvler ile yapılan savaş esnasında kullanılan nükleer silahlar nedeniyle uzaylılar yenilmiş ama Dünya harap olmuş, radyasyonlu bölgeler oluşmuştur. Sıkeyvler Ay’ı vurup parçalamış, bunun sonucunda oluşan deprem ile tsunamilerden dolayı Dünya yaşanılmaz bir yer haline gelmiştir. Dünyada kalan son insanlar Saturn’un uydusu Titan’a yerleşmiştir. Dünya yörüngesine yerleştirilmiş Tet adlı merkez ise Titan’a gönderilmeden önceki son duraktır ve Dünya’daki İHA’ları (İnsansız Hava Aracı) ve Jack’in de bulunduğu küçük merkezleri yönetmektedir. Okyanus üzerine yerleştirilen dev türbinler okyanus suyunu Titan’da yaşayanlara enerji kaynağı olarak iletmek üzere çekmektedir. İHA’lar bu türbinleri korumakta ve sayıları azalmış Sıkeyvleri avlamaktadır. Tet ile her gün Sally adlı görevlinin aracılığıyla bağlantı kurarlar. Jack ve Vica’nın hafızaları güvenlik amacıyla silinmiştir. Geçmişe dair hatırladıkları hiçbir şey yoktur. Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir. Bu rüyalarda eski Dünya’da – New York’ta yaşadığını ve anılarında bir kadının olduğunu görmektedir. Diğer taraftan, Jack, savaşı kazanmalarına rağmen Dünya’yı Sıkeyvlere terkedip Titan’a gitmelerine anlam verememektedir. Dünya’da yaşanılabilir yerler keşfetmiş hatta bir dere kenarında bir ev inşa etmiştir. Enkazlardan kitap ve plaklar toplamakta, gizlice kitaplar okumaktadır.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:   Aksiyon Severler için En iyi 7 film

Ancak bu yaptıklarını partneri Vica’dan saklamaktadır, çükü Vica’nın Dünya’nın yaşanabilirliğini duymaya bile tahammülü yoktur. Tek istediği görevlerini tamamlayıp hemen Tet’e oradan da Titan’a gitmektir. Jack’in kendisiyle küçük kulelerinden aşağıya-Dünya’ya inmesini istemesine bile kızmaktadır. Bozulan İHA’lara helikopter benzeri bir araçla ulaşan Jack onları tekrar uçar hale getirmektedir. Bir gün Sıkeyvler ona tuzak kurarlar ve yakalamaya çalışırlar. Jack’i bir İHA kurtarır. Ancak Jack Sıkeyvlerin kendisini neden öldürmeyip de canlı yakalamaya çalıştıklarına anlam veremez. Vica’dan gizli olarak inşa ettiği eve gider. Plaklar dinler, kitaplar okur. Bu esanada uzaydan Dünya’ya düşen bir araç görür. Tet komuta merkezinin ikazlarına rağmen olay yerine gider ve NASA’nın 60 yıl önceki teknolojisine ait bir uzay mekiğinin enkazı ile karşılaşır. Uyku kapsülleri içindeki insanlar etrafa saçılmıştır. Bunlardan birisinin rüyalarına giren kadın (Julia Rusakova) olduğunu görerek şaşırır. Bu arada Tet’in gönderdiği İHA’lar uyku kapsüllerine ateş açar ve Jack’in canı pahasına koruduğu kadın dışındaki insanlar ölür. Jack, kadını Tet’e haber vermeden kendi küçük kulelerine götürür. Vica kadını içeri sokmaz istemez ama Jack’e karşı koyamaz. Kadın sadece adının Julia olduğunu söyler, mekiğin kara kutusunu dinlemeden bir şey söylemeyeceğini söyler.

Jack, Vica’nın karşı koymasına rağmen Julia’yı enkazın olduğu yere götürür, mekiğin kara kutusunu buldukları sırada Sıkeyvler onları yakalar. Jack’i Sıkeyvlerin lideri Malcolm Beech sorgular. Jack onların uzaylı olmadığını insan olduklarını öğrenir. İHA’lara yakalanmamak için maskeler takmaktadırlar. Beech onlara gereçeklere anlatır. Gerçekte; 60 yıl önce Tet adı verilen devasa makine Dünya’ya yaklaşmış ve Ay’ı parçalamıştır. Tet, gezegenleri dolaşıp enerjilerini kurutan akıllı bir makinedir. Ay’ın parçalanmasıyla meydana gelen tsunami ve depremler insanları mahvetmiştir. Daha sonra Tet’ten gönderilen birçok uzay gemisinin içinden binlerce Jack Harper kopyası çıkmıştır. Hepsi öldürmeye programlanmış klonlardır. İnsanlar savaşı kaybederek yeraltına çekilir. Tet daha sonra türbinleri göndermiş, İHA’lar ve Jack’in teknisyen kopyaları ile onları korumaya almıştır. İnsanlar ise çaresizdir. Akıllarına gelen son mücadele ise, yakaladıkları İHA’ların nükleer bomba gücündeki yakıt çekirdeğini yörüngede dönen Tet’e göndererek patlatıp Tet’i yok etmektir. Ama İHA’ların elektronik beyinlerine girecek teknolojileri yoktur, bunu Jack’e yaptırmak istemektedirler. Çavuş Sykes başta olmak üzere Julia’yı öldürmekle tehdit ederler ama Jack yine de bunu yapmaz. Bu arada Vica, Tet’le birlikte Jack’i aramaktadır. Jack ise Julia ile Empire State binasının enkazına gider, orada Julia’nın aslında karısı olduğunu, rüyalarında gördüğü anın karısına evlenme teklif ettiği an olduğunu hatırlar. Kendisi ve karısı NASA’nın astronotlarıdır. Ama yine de Tet’in kendilerini nasıl kopyaladığını anlayamaz. Vica’nın gönderdiği araç Jack’i bulduğunda Julia ile samimi görünce Vica buna kızar. Kuleye geldiklerinde Jack’i ve Julia’yı içeri almak istemez. Ama Tet, Jack’in artık birçok şeyi bildiğinin farkındadır ve bir İHA ile saldırı düzenler. Vica ölür, Jack’i Julia kurtarır. Tet, Jack’e Julia’yı kendisine getirirse bir şey yapmayacağını söyler. Jack bunu kabul etmez, tekrar Malcolm’a gitmek ister ama İHA’lar onları düşürür. İHA’yı tamir etmeye gelen 52 numaralı kuleden gelen başka bir Jack Harper klonunu görür. Onu etkisiz hale getirir ve onun aracıyla Julia’yı kurtarır.

Jack, Malcolm’un yakaladığı İHA’ya bombaları yerleştirir ve onu programlar. Bunu Tet’e gönderecekleri sırada İHA’lar insanların saklandıkları sığınağı bulur. Çatışmada Malcolm ağır yaralanır. Programlanmış bombalı İHA kullanılamaz hale gelir. Bunun üzerine Julia kendisini Tet’e götürmesini söyler, çünkü zaten Tet, Julia’yı istemiştir. Jack Mecburen kabul eder. Uyku kapsülüne Julia’yı yatırır ve küçük araçla yörüngedeki Tet’e doğru havalanır. Yolda NASA’nın uzay mekiğinin kara kutusunu da dinler. (Kara kutuya göre 60 yıl önce kumandan Jack Harper ve yardımcısı Victoria Olsen birer NASA astronotudur. Bir uzay mekiğiyle Dünya’ya yaklaşan cisme keşif uçuşu yapmaktadırlar. Bu cisim Tet’tir. Julia uyku kapsüllerindeki astronotlardan biridir. Tet’in ne olduğunu anlayamazlar ve Tet onları içine doğru çeker. Bu esnada Jack, delta uykusunda uyuyan diğer astronotları mekikten ayırarak, Dünya yörüngesine gönderir. Bu arada Victoria’nın Jack’e olan özel ilgisi ortaya çıkar, Victoria ve Jack, mekikler beraber Tet tarafından içine alınır.) Tet, yanında bir uyku kapsülü ile gelen Jack’e güvenmez, asıl amacını sorar ve cevaplardan tatmin olmaz. Ancak Jack’in insan türünün devam etmesi için Tet’in Julia’yı yaşatması gerektiğini söyleyince, Tet küçük aracı içeri alır. Jack, nihayet Tet’in beynine girmiştir. Binlerce Vica ve Jack klonunu görür. Uyku kapsülüne Julia yerine Malcolm girmiştir. Malcolm zaten 60 yıldır Tet’i görebilmek için canını bile vermeye hazırdır. Aldatıldığını gören Tet öfkelenir. Ancak Jack, nükleer bomba düzeneğini hemen aktif hale getirir. İHA’lar müdahalae etmek istese de artık çok geçtir. Jack ve Malcolm bombayı patlatırlar. Canları pahasına Tet’i yokederler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:   Asker Temalı 15 Efsane Film

Patlamadan üç yıl sonra, Jack’in dere kenarında inşa ettiği evde Julia ve Jack’ten olma 2 yaşlarındaki kızıyla yaşamaktadır. Bir sabah aniden Çavuş Sykes ve eşi ile sığınaktaki diğer insanlar ortaya çıkar. Tet’in yokolmasıyla maskeler takmaksızın rahatça dış dünyaya çıkabilmişlerdir. Ancak aslında onları bu yaşanabilir yere getiren, 49 numaralı Jack’in etkisiz hale getirip bıraktığı 52 numaralı Jack Harper’dır. Diğer bir klon olmasına rağmen her şeyi hissetmektedir. Onun da Julia ile ilgili anıları kalmıştır. Julia’yı ve evi bulmak için 3 yıl dolaşmış ve sonunda kendisine göre kızını ve karısını tekrar bulmuştur.

6- Pasifik Savaşı

Pasifik Savaşı, Travis Beacham’ın senaryosunu yazdığı, başrollerinde Charlie Hunnam, Idris Elba, Rinko Kikuchi, Charlie Day, Robert Kazinsky, Max Martini ve Ron Perlman’ın oynadığı, Guillermo del Toro’nun yönetmenliğini yaptığı 2013 ABD yapımı, bilim kurgu canavar filmidir. 2020’lerde başka bir boyuttan gelen ve Büyük Okyanus’ta ortaya çıkan Kaiju adı verilen devasa canavarların dünyayı yok etmeye çalışması anlatılmaktadır. Bu canavarlar ile mücadele etmek için dünya ülkelerinin birleşmesiyle Jaegers adı verilen devasa robotlar üretilmektedir. Bu robotlar birbirlerinin beyinlerine bağlı iki pilot tarafından yönetilmektedir.

Legendary Pictures tarafından üretilen filmin dağıtımını Warner Bros. üstlenmiştir. Filmin 3D ve IMAX 3D sürümleri de dahil olmak üzere ABD’de 12 Temmuz 2013 tarihinde yayınlanmıştır. Piyasaya sürüldüğünde genellikle olumlu eleştiriler alan filmin görsel efekt ve aksiyon sahneleri övgü kazanmıştır. Film, ABD’de ortalama bir gişe hasılatı yaparken, dünyanın geriye kalan ülkelerinde 407.000.000 $ kazanarak oldukça başarılı oldu.

5- Son Samuray

1870’lerin Japonya’sında Amerikan ordusundan Yüzbaşı Nathan Algren, Japon İmparatorunun davetlisi olarak, ülkenin ilk modern ordusunu eğitmek üzere Tokyo’ya gelir.

Algren, komuta ettiği japon ordusunun başında savaştığı Samuraylara esir düşer. Samurayların son lideri Katsumoto (Ken Watanabe) yeni düşmanlarının kim olduğunu ve ne olduğunu anlamak için onun öldürülmesine izin vermez ve onu yaşadıkları samuray köyüne götürür. Yüzbaşı Algren samuray kültürüyle tanışır ve çok etkilenir. Bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi,kılıç kullanmayı öğrenince büyük bir kararın eşiğine gelir. İki taraf arasında kalmıştır ve onurunun doğru yolu göstermesini bekler.

Son Samuray filmi ile ilgili görsel sonucu

4- Cloverfield Yolu No: 10

Kısa süre önce nişanlısından ayrılan Michelle, evinden ayrıldıktan sonra trafik kazası geçirir. Gözlerini açtığında, kendisini tanımadığı iki adam ile yeraltı sığınağında bulur. Bu iki adamdan birisi olan Howard, dışarıda büyük bir kimyasal saldırı olduğunu ve kesinlikle dışarı çıkılmaması gerektiğini söylemektedir.

Cloverfield Yolu No: 10 filmi ile ilgili görsel sonucu

3- The Revenant

Diriliş (özgün ismiyle The Revenant), Alejandro G. Iñárritu’nun yönettiği, 2016 yılında gösterime giren biyografik western gerilim filmi. Senaryo Michael Punke’nin 2002’de yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanarak Iñárritu ve Mark L. Smith tarafından yazıldı. Filmde sınır sakini Hugh Glass’ın (1780–1833) hayatından esinlenildi. Filmin oyuncu kadrosunda Leonardo DiCaprio, Tom Hardy, Will Poulter ve Domhnall Gleeson yer almaktadır.

Yapım süreci 2001’in ağustos ayında Akiva Goldsman’ın filmin yapımı amacıyla Punke’nin el yazması metnini almasıyla başladı. Filmi aslen Park Chan-wook’un yönetmesi ve Samuel L. Jackson’ın baş rolü oynaması ayarlansa da sonra John Hillcoat ve Christian Bale ile görüşmeler yapıldı. Fakat iki yönetmen de projeyi bıraktı ve Iñárritu, Ağustos 2011’de yönetmen olarak imzayı attı. Nisan 2014’te yapımda gerekli birkaç gecikmeden sonra yönetmen çalışmalara başlanılmasını ve DiCaprio’nun baş rolde oynamasını onayladı. Temel çekimler Ekim 2014’te başladı ve Ağustos 2015’te sonra erdi. Film ABD’de 25 Aralık’ta sınırlı sayıda, 8 Ocak 2016’da kapsamlı olarak sinemalardaki yerini aldı.

88. Akademi Ödülleri’nde 12 adaylıkla en fazla adaylık elde eden film olan Diriliş, bu adaylıklardan En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödüllerini kazandı. 73. Altın Küre Ödülleri’nde kazandığı Drama Dalında En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Erkek Oyuncu ödülleriyle en fazla ödül kazanan film olurken, 69. BAFTA Ödülleri’nde kazandığı 5 ödülle yine en fazla ödül kazanan film oldu.

1823 yılında kürk avcısı Hugh Glass (Di Caprio) sefer aramasında iken sonradan Dakota Territory olacak olan yerde ayılar tarafından vahşice saldırıya uğrar ve yaralanır. Yoldaşlarından John Fitzgerald (Hardy) Glass’ın genç yarı Kızılderili oğlunu öldürürken kendisini de soyar ve ölüme terk eder. Fakat Glass hayatta kalır ve kağnı ile 200 mil kadar gidip kendisine ihanet edeni bulmak ve oğlunun intikamını almak için arayışta bulunur.

The Revenant filmi ile ilgili görsel sonucu

2- The Martian

Marslı, Ridley Scott tarafından yönetilen 2015 yapımı bilim kurgu türündeki ABD filmi. Drew Goddard tarafından yazılan senaryo, Andy Weir tarafından 2011’de yazılan aynı adlı romandan uyarlandı. Filmin başrolünde Matt Damon bulunurken yan rollerinde Jessica Chastain, Michael Peña, Kristen Wiig, Jeff Daniels, Kate Mara ve Donald Glover yer almaktadır.

Filmin galası 11 Eylül 2015 tarihinde 2015 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde yapıldı. Film, 2 Ekim 2015’te gösterime girdi. Film 2D, 3D, IMAX 3D ve 4DX olarak yayınlandı.

88. Akademi Ödülleri’nde 7 dalda aday gösterilen film, 73. Altın Küre Ödülleri’nde Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Film ve Müzikal veya Komedi Dalında En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazanırken 69. BAFTA Ödülleri’nde aday gösterildiği 6 dalda ödül kazanamadı.

2035 yılında Ares III mürettebatı Mars yüzeyine sefer düzenlemektedir. Güneş zamanı ile 31 gün sürmesi gereken seferin 18. gününde çıkan şiddetli toz fırtınası astronotları görevi iptal etmeye ve geri dönmeye zorlar. Ares III görev komutanı Melissa Lewis (Jessica Chastain) acil durum kalkışının hazırlanmasını emrederek görevi iptal eder. Tahliye sırasında kuvvetli fırtına birincil iletişim anteninin parçasını kırarak astronot Mark Watney’in (Matt Damon) karnına şiddetli bir şekilde çarparak uzay giysisini de deler ve onu uzağa fırlatarak kaybolmasına neden oldur. Öldüğünü düşünen ekip arkadaşları onu bırakıp Dünya’ya döner. NASAmüdürü Theodore Sandres (Jeff Daniels) Mark Watney’in enkazda kalarak öldüğüyle ilgili bir basın toplantısı düzenler.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:   Bu hafta vizyona girecek 7 film

Fırtına dağıldıktan sonra Watney düşük oksijen uyarı sesiyle uyanır. Kumları üzerinden atıp kalkarken karnına girmiş olan anten parçasını çıkarır ve Mars yaşam kışlasına girer. Uzay giysisini çıkarır ve karnının içine girmiş olan bir metal parçasını çıkarır. Ardından bir televizyona NASA kullanıcı adını ve şifresini girerek video kaydı ile günlük tutmaya başlar. O gece orada ölüp gitmeme konusunda kendisine hırs yapar.

Hayatta kalmak için elinden geleni yapmaya karar veren Watney, elinde olan yiyecek sayısını bir kağıda yazar. Ardından tuvalete gider ve çıkmadan önce vakum sifon düğmesine basar. O an aklına bir fikir gelir. Hemen fikrini video kaydına alır. Watney tüm ekip için verilen yiyeceklerin Güneş zamanına göre toplam 300 gün kadar kendisine yeteceğini hesaplar. Aynı zamanda bitki bilimçi de olan Watney tuvaletten vakumlanan insan atıklarını gübre olarak kullanarak patates yetiştirmeyi düşünmektedir.

Aynı zamanda karnındaki yarası hala kanayan Watney toprak olarak Mars’ın yüzeyini kullanır. Kazdıklarını bir taşıma aracının içine koyar ve el ile çekerek etrafını muşamba ile bantladığı bir odaya götürür. Ardından döktüklerini kürekle düzenler ve patatesleri koymak için sıra çeker. Burnuna bir çift tıpa koyarak atıkları bir kovaya boşaltarak ıslatır ve karıştırır. Sonra sıra çektiği kumların arasına koyar, üzerini kumla kapatır ve üstüne patatesi yerleştirerek onunda üstünü kapatır.

O gece tarlayı ekip biçmek için suya ihtiyacı olduğunu düşünür. Watney hidrojeni oksijene ekleyip yakarak su elde etmeyi amaçlar. İlk denemesinde yaptığı bir hesaplama hatası yüzünden başarısız olur. İkinci denemesinde başarıya ulaşan Watney Güneş zamanına göre 54. günde patateslerin yavaş yavaş büyüdüğü görür.

Dünyada ise Watney için bir cenaze töreni düzenlenmiştir. NASA Mars Görevleri Yöneticisi Vincet Kapoor (Chiwetel Ejiofor) NASA müdürü Sanders’ı Marsa bir görev daha düzenlenmesi için ikna etmeye çalışır fakat NASA müdürü bunu kabul etmez. Kapoor o gece 01:30’da Johnson Uzay Merkezi’ndeki NASA Uydu Haberleşme biriminde çalışan Mindy Park’a (Mackenzie Davis) Mars’taki görev yerine ait koordinatları mesaj olarak gönderir. Koordinatlara bakıldığında Güneş zamanına göre 18. gün ile 54. gün arasında geçen zamanda Mars’ta bırakılan yüzey aracının hareket ettirilerek yerinin değiştirildiği gözlemlenir. NASA müdürü resimleri yayınlayarak Watney’in hayatta olduğunun açıklanmasına karar verir fakat Watney’in hayatta olduğunun ekip arkadaşlarına söylenmesine izin vermez. Ayrıca Watney’e ulaşabilmek için insansız uzay aracı yapılmasına karar verilir.

Güneş zamanı ile 70. günde, Watney bir sonraki NASA görevi Ares IV’ün 3200 kilometre uzaktaki bir kratere iniş yapması gerektiğini hesaplamaktadır. Kendisine yaşam süresi olarak belirlendiği 4 yıl içinde oraya gitmesi gerektiğini düşünen Watney bu durum halinde yolculuğun 50 gün süreceğini ve o günleri bir yüzey aracı içerisinde geçireceğini de hesaplar. İşe koyulur fakat Mars’ın soğuğuna dayanamayarak o gece ilerlediği kadar geri dönmek zorunda kalır.

Dünya’da Watney’e ulaşabilmenin yolları aranırken Watney’de Dünya ile iletişim kurabilmek için çareler aramaktadır. Güneş zamanının 79. gününde 48 gün sonra büyüyen patateslerini hasat edip yeniden eker. Ardından Mars için belirlenen bir haritaya bilgisayar üzerinden bakmaya başlar. Watney haritadan Pathfinder’ın yerini bulduğunu anlar ve yüzey aracıyla onu kumların altından çıkartır. Watney Pathfinder’ı yeniden çalıştırmayı başararak Dünya’ya sinyal göndermeyi başarır. Pathfinder ile bir iletişim yöntemi bulan Watney, NASA’nın çalışanlarından Pathfinder ile iletişim kurabilsin diye yüzey aracının nasıl hackleneceğini öğrenir. Böylelikle yazışarak iletişim kurmaya başlar. Watney yaşadığının ekip arkadaşına söylenmediğini öğrenir ve bu duruma çok sinirlenir. Bu olaydan sonra Mitch Henderson (Sean Bean) Ares III mürettebatına Watney’in yaşadığını söyler.

Mars’taki yemek stoku bitmeye başlayan Watney bir kaza sonucu yanlışlıkla barınağı havaya uçurur ve yetiştirmeye çalıştığı patatesleri harap olur. Dünyada yapılması beklenen insansız roket fırlatılır fakat başarısız olunur. Çin Ulusal Uzay İdaresi’nden motor istenir ve istenilen motor alınır. Bir kez daha roket fırlatılır ve tasarıya göre roketin ARES III mürettebatının gemisine girmelidir. Watney’inde Mars’tan uzay yörüngesine girmesi ve uzay boşluğunda kendi gemisini terk ederek Ares III’e girmesi gereklidir. Watney uzay eldiveninde parmağına bir delik açarak kendisini Ares III’e yönlendirir. Watney ve komutan Lewis birbirlerine tutunarak gemiye binerler.

The Martian filmi ile ilgili görsel sonucu

1- Fury

Fury, David Ayer tarafından yazılan ve yönetilen 2014 yapımı Amerikan savaş filmidir. Filmin başrollerini Brad Pitt, Shia LaBeouf, Logan Lerman, Michael Peñave Jon Bernthal paylaşmaktadır. 24 Ekim 2014 tarihinde Türkiye’de vizyona girmiştir.

İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Amerikalı beş askerden oluşan bir ekip, Fury (M4 Sherman) adlı tanklarıyla birlikte Avrupa kıyılarına doğru ilerlemektedir. Grubun lideri Çavuş Don ‘Wardaddy’ Collier (Brad Pitt)’in, Avrupa’nın tamamını yıkıma uğratan bu savaştaki son görevi, askerlerini Nazi birliklerinin kuşatması altında olan bölgeden sağ salim çıkarabilmektir.

Fury filmi ile ilgili görsel sonucu

Kaynak :

wikipedia.org

Etiketler

Start Up

Blogofis kurucusu ve düzenleyicisi. Tüm medya ve makalelere bildiklerimizi ekliyoruz.

Related Articles

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close
Close

Adblock Detected

Please consider supporting us by disabling your ad blocker